Yazar Olmak

Yazar Olmak - Hilâl Acar
Sayı : - Şubat 2019 - Sayfa : 42

Yazar olmak mı? Şimdi masa başına geç, saatlerce düşün, birkaç cümle bir şey yaz, olmadı hepsini sil, en baştan bir daha yaz. Bu şekilde yaz sil ile ortaya bir öykü çıkarmaya çalış. Sonra kimileri beğensin, kimileri yerden yere vursun. Derken yazar olmak kiiimm ben kiiimmm? Moduna gir… Olacak şey değil, değil mi?
Yanlış! Tam da olacak şey! Bir düşün bakalım; eğlenceli hikâyeler, sürükleyici maceralar, bir solukta okunacak keyifli masallar yazıyorsun. Mesela;
Ejderhalar savaşıyor!
Yalnız denizci dev bir ahtapotla mücadele ediyor!
Kahramanın uzaya çıkıyor!
Kötülerle savaşan bir korsanın var!
Bir grup maceracı hazine peşinde!
Hayal dünyanda ne varsa kâğıda döküyorsun. Sonra onlarca, yüzlerce hatta belki binlerce kişi okuyor. Hayal dünyandan etkilenenler kitabını imzalatabilmek için upuzun kuyruklar oluşturuyorlar.
Bu kadar güzel bir kitabı nasıl yazdınız?
Çok güzel yazıyorsunuz!
Bu yazdıklarınıza inanamıyorum! Ben asla yazamazdım.
Kitaplarınızı okumak müthiş keyifli.
Bir fotoğraf çekilebilir miyiz?

Yazar olmak hayli havalı bir iş değil mi, ne dersin?
Yalnız bu mu? Tabii ki değil. Yazdıklarınla insanlara iyi ve güzel olan şeyleri anlattığını düşün.
"Söz uçar yazı kalır." demiş ya eskiler, çok da doğru demişler. İnsan yaşarken yazar, kendi bu dünyadan gitse de yazdıkları kalır. Okunmaya, ders alınmaya devam edilir. Ee bu durumda bu işin bir de kapanmayan sevap kapısı olması söz konusu demektir. Nasıl mı?
Bir düşün bakalım!
Yazdıklarını okuyup da yanlıştan dönen herkes için sevapları bol bol toplama fırsatın olacak, çünkü onlar yanlıştan senin yazdıkların sayesinde dönecekler. Bu durumda kim kazanacak?
Evet, doğru cevap! İyi ve güzeli yazan sen...
Yıllar geçse de yazdığın kitaplar basılacak, basılacak ve tekrar basılacak.  Yeni nesiller de okuyacak, okuyacak ve okuyacak. Müthiş bir şey değil mi?

Ne akıllı insan, sevapları nasıl topluyor! Hem dünyada hem ahirette kazanıyor!
Tabii bunun için iyiliğe yönlendiren kitaplar yazmalısın.
Yazmak güzel de neyi nasıl yazacaksın?
İyi düşün faydalı olmayı gözet!

Hem yazacağım hem de faydalı olmak için mi uğraşacağım? Demedin var sayıyorum. Uğraşacaksın tabii... Hangi iş öyle emeksiz oluyor? Ne demiş atalarımız:
"Zahmetsiz rahmet olmaz."
İlham geldi, kulağıma fısıldıyor, kaçırmayayım, hemen oturup yazayım ile olmuyor iş. Düşüneceksin, sonra daha çok düşüneceksin ve daha da çok düşüneceksin. Oldu mu? Hayır canım bu kadarla iş bitmez. Bir de okumak lazım. Çok okumak…
Zaten okumayı çok mu seviyorsun? O vakit işin kolay. Okudun, okuduğunu anladın, ilhamlar aldın, bir de üstüne düşündün, ee yazı yazmayı da biliyorsun zaten. Şimdi iş yazarlığın tekniklerine kaldı.
Hadi canım, bunun tekniği de mi var, deme sakın. Dersen, hangi sanatta teknik yok derim. Mesela bir kemanı dersini almadan çalabilir misin? Bir tabloyu boyaları tanımadan, renk karışımlarını öğrenmeden, fırçaların işlevlerini bilmeden yapabilir misin? Tamam tamam yapabilirsin, ama sadece üstün bir yetenek sahibiysen...
Değilsen çalışmak zorundasın, öğrenmek zorundasın. İşte tam burada Sen de Yazabilirsin köşesi devreye giriyor ve ihtiyacın olan eğitimi en eğlenceli, en kolay haliyle sana sunuyor.
Kelimeler
Kavramlar
Yazım teknikleri
Dil bilgisi kuralları
Uzun cümleler
Kısa cümleler
Tasvirler
Karakterler
Olaylar
Karmaşık göründüğünün farkındayım. Korkmana veya kaçmana hiç gerek yok! Öğrendikçe keyif alacak ve çok da zor olmadığını anlayacaksın. Öyleyse temele inelim ve yazarlık basamaklarını ilkinden çıkmaya başlayalım.
Önce hikâye diyeceğiz. Hani şu olmuş veya olması mümkün olayların yazar tarafından sürükleyici bir şekilde anlatımı...  
Bir hikâye yazalım da nasıl yazacağız? Nereden başlayacağız? Bir sonraki sayıda defterin kalemin hazır olsun. Tüm ipuçlarını sırasıyla toplayacaksın.

 

0
Yorum Yazın