Hipofiz Bezi

Hipofiz Bezi - Ayşe Kılıç
- Sayfa : 30

Bir varmış bir yokmuş. Allah’ın günleri çokmuş. Betül en çok pazarı sever, kahvaltıdan sonra televizyonun karşısına kurulurmuş. Ailece seyrettikleri Pazar Konseri’nin tadı damağında kalır, bir sonraki haftayı iple çekermiş. Büyüyünce orkestra şefi olmak en büyük hayaliymiş.
 Odasındaki oyuncakları yay şeklinde sıralar, kendi orkestrasını kurarmış. Annesinin örgü şişini sağ eline alıp tabureye çıkar, seyircilerini saygıyla selamlar, ardından konseri başlatırmış. Önce yaylılar, sonra üflemeliler veee sırada vurmalı çalgılar. Kemanlar girsin, flütler sussun. Davul, çello, viyolonsel, klarnet… Yavaşla, şimdi hızlan, dur ve yeniden başla. Bütün müzisyenler gözünün içine bakar, komutlarını harfiyen uygularmış. Sonunda seyircilerin çılgın alkışları eşliğinde onları selamlar, tabureden inip gerçek dünyaya gözlerini açarmış.
“Bir gün evet bir gün mutlaka şef olacağım. Orkestramla birlikte dünyayı dolaşacağım.” dermiş. Asıl şefin beyninde gizlendiğinden habersizmiş. Oyuncaklarını sahneye dizip Beethoven’ın 5. Senfonisi’ni yönetirken kulağına bir ses gelmiş. Kafasının içinden, taa gözlerinin arkasından kendisine seslenen hipofiz beziymiş.
“Şef olmak kolay mı sanırsın Betül Hanım? Her şeyin ölçüsünü bilip, ince ince hesaplamak lazım. Ne az ne fazla, tam kararında. Ne önce ne sonra, tam zamanında. Uyum içinde işliyorsa her şey vücudunda, benim payım büyüktür bu denge oyununda.”
Betül etrafına şapşik gözlerle bakıp sesin sahibini ararken, hipofiz konuşmasına devam etmiş: “Salgı bezlerin hormon adlı kimyasalları salgılar, kanına yollayıp vücudunun düzenli çalışmasını sağlar.  Ah hâlâ adımı söylemedim. Ben salgı bezlerinden hipofizim. İç salgı sisteminin orkestra şefiyim. Yarım gram ağırlığında, bezelye tanesi büyüklüğündeyim. Ama çok çok özel bir göreve sahibim.”
Betül dayanamamış sormuş: “Kendini şef zannettiğine göre belli ki önemlisin. Söyle bakalım neymiş senin görevin?” Hipofiz şöyle demiş: “Şef orkestrayı yönetir. Hangi enstrümanın ne zaman başlayıp, ne kadar çalacağını, nerede hızlanıp, nerede yavaşlayacağını kontrol eder. Ben de salgı bezlerine emirler vererek üretecekleri hormonların miktarını belirlerim. Çünkü uygun miktar çok önemlidir. Azlığı ya da aşırılığında anormallikler gözlenir. Vücudunda meydana gelen bütün olaylarda hormonlar rol oynar. Büyümen, gelişmen, uyuman, korkman, heyecanlanman, hatta kanındaki şeker, idrarındaki tuz, kemiğindeki kalsiyum bile… Hepsi hormonlar ile kontrol edilir. Hormonların miktarını ve ilgili yere gitmesini de ben kontrol ederim. Eee boşuna demiyorum orkestra şefiyim.”
Betül hipofizi haklı bulmuş. Gerçek bir şefle tanıştığına memnun olmuş. Ve olaya son noktayı koymuş: “Kâinattaki her şeyi belli bir düzenle yaratan rabbim beni başıboş bırakacak değildi ya. Çok şükür her şeyimi kusursuz ve uyumlu yaratan Bâri olan Allah’a.  ”

0
Yorum Yazın